Life Biosciences, yaşa bağlı görme kayıplarını hedefleyen deneysel gen tedavisi ER-100’ü ilk kez bir insan hastada deniyor. Tedavi, retinal ganglion sinir hücrelerini gençleştirmeyi amaçlıyor.
Amerika Birleşik Devletleri merkezli Life Biosciences, yaşa bağlı görme kayıplarını gidermeyi amaçlayan deneysel gen tedavisi ER-100’ü ilk kez bir insan hastada uyguladı. Yılın en çok beklenen klinik deneylerinden biri olarak öne çıkan bu çalışma, beyin ve göz arasındaki bağlantıyı sağlayan retinal ganglion sinir hücrelerini hedef alıyor.
Bu sinir hücreleri, glokom gibi hastalıklarda zarar gördüğünde kalıcı körlüğe yol açıyor. Tedavinin amacı, genetik müdahale ile bu hücrelerin işlevlerini geri kazandırmak.
Harvard Üniversitesi’nden genetikçi David Sinclair’in yıllardır üzerinde çalıştığı yöntem, hücre DNA’sındaki hasarları onarmak yerine, yaşlanmayla biriken kimyasal izleri temizlemeyi amaçlıyor. Sinclair, yaşlanmanın kalıcı bir yıkım değil, hücresel bilgi kaybı olduğunu ve bu bilginin geri yüklenmesiyle hastalıkların tedavi edilebileceğini savunuyor.
Daha önce fareler ve primatlarda olumlu sonuçlar veren teknoloji, virüsler aracılığıyla göze üç özel gen aktarımıyla çalışıyor. Bu genler, hastanın mevcut genetik yapısını değiştirmeden hücreleri daha genç bir evreye taşıyan proteinler üretiyor.
Tedavinin en dikkat çekici yönlerinden biri, gen aktivitesinin kontrol edilebilir olması. Hücresel gençleştirme süreci, hastanın belirli bir antibiyotiği kullanmasıyla başlıyor. Hasta antibiyotik almayı bıraktığında ise genler otomatik olarak kapanıyor. Bu mekanizma, tedavinin kontrolsüz ilerlemesini engellemek için önemli bir güvenlik önlemi olarak geliştirildi.
Açık açılı glokom hastalarının dahil edileceği bu ilk aşama deneyde toplam 18 kişi yer alacak. Katılımcılar, en az beş yıl boyunca yakından takip edilecek.
Bilim dünyası bu gelişmeyi heyecanla karşılarken, bazı kök hücre biyologlarından ciddi eleştiriler ve endişeler de yükseliyor. Gen ifadesini değiştirmenin, hücresel düzeyde kanser gibi öngörülemeyen tehlikeler barındırabileceği belirtiliyor.
Ayrıca, tedavinin göz tansiyonunu düşürmeyeceği, bu nedenle hücreler gençleştirilse bile yüksek basınç nedeniyle tedavinin kalıcı olamayabileceği endişesi dile getiriliyor. Uzmanlar, biyolojik yaşlanmanın tam mekanizmalarının henüz tam olarak anlaşılamadığını vurgulayarak, ilk sonuçlar netleşene kadar temkinli olunması uyarısında bulunuyor.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap