Afrika’da hızla yayılan Ebola salgını endişe verici boyutlara ulaştı. Kongo’da 72 yeni vaka tespit edilirken, Oxfam salgının gerçek boyutunun resmi rakamların üzerinde olabileceği uyarısı yaptı.
Afrika’da hızla yayılan Ebola salgını, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde son 24 saatte 72 yeni vakanın tespit edilmesiyle endişe verici boyutlara ulaştı. Uluslararası yardım kuruluşu Oxfam, salgının gerçek boyutunun resmi rakamların üzerinde olabileceği uyarısında bulunarak virüsün bazı bölgelerde fark edilmeden yayıldığına dikkat çekti.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nde geçen ay başlayan salgında görülen günlük vaka artışı, salgının başlangıcından bu yana en yüksek seviyelerden birine ulaştı. Ülkenin Sağlık Bakanlığı verilerine göre şimdiye kadar 782 doğrulanmış vaka ve 181 ölüm kaydedildi. Komşu Uganda’da ise 19 kişi hayatını kaybetti.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, mayıs sonu itibarıyla ölü sayısının 220’yi aştığını ve şüpheli vaka sayısının 1000’e yaklaştığını açıklamıştı. Bu veriler, salgının yayılma hızının ve etkisinin resmi rakamlardan daha büyük olabileceği ihtimalini güçlendiriyor.
Oxfam, salgının merkez üssü olarak gösterilen Ituri bölgesindeki temiz suya erişim ve sağlık hizmetlerindeki yetersizliklerin büyük bir risk oluşturduğunu belirtti. Bölgedeki sağlık merkezlerinin yalnızca beşte birinin yeterli temiz suya sahip olduğu, temiz suyun Ebola’nın yayılmasını önlemedeki kritik rolüne rağmen bu durumun büyük bir engel teşkil ettiği vurgulandı.
Sağlık çalışanlarının koruyucu ekipmanlara ulaşmakta zorlanması da salgınla mücadeleyi ciddi şekilde aksatıyor. Bu eksiklikler, virüsün kontrol altına alınmasını güçleştiriyor.
Salgınla mücadelede hayati önem taşıyan temaslı takibi çalışmalarında da önemli sorunlar yaşanıyor. Yetkililer, virüs taşıyan kişilerle temas etmiş bireylerin yalnızca yüzde 43’üne ulaşılabildiğini bildirdi. Bu oran, 2018-2020 yılları arasındaki Ebola salgınının yaklaşık yarısı seviyesinde bulunuyor.
Uzmanlar, temaslı kişilere ulaşılamamasının virüsün toplum içinde sessizce yayılmasına yol açabileceği görüşünü paylaşıyor. Bu durum, salgının gerçek boyutunun tespit edilmesini zorlaştırıyor.
Doğu Kongo’da yıllardır süren çatışmalar nedeniyle sağlık altyapısı ağır darbe aldı. Oxfam verilerine göre bölgede 70’ten fazla sağlık merkezi yıkılmış durumda. Her 1000 kişiye yalnızca 0,2 doktor düşüyor ve bazı hastaların Ebola teşhisi konulamadan hayatını kaybettiği belirtiliyor.
Bu durum, resmi kayıtlara geçmeyen vakaların sayısını artırarak salgının yayılma riskini yükseltiyor. Sağlık sisteminin yetersizliği, salgınla mücadeleyi daha da karmaşık hale getiriyor.
Salgının büyümesi üzerine İngiltere Sağlık Güvenliği Ajansı (UKHSA), hastanelere ve sağlık kuruluşlarına hazırlık çağrısı yaptı. Sağlık çalışanlarından şüpheli vakaların hızlı tespiti, izolasyonu ve koruyucu ekipman stoklarının gözden geçirilmesi istendi. Yetkililer, ülke için riskin düşük olduğunu ancak enfekte kişilerin seyahat yoluyla virüsü taşıma ihtimalinin bulunduğunu belirtti.
Mevcut salgına nadir bir Ebola türü olan Bundibugyo’nun neden olduğu belirtiliyor. Bu varyanta karşı onaylanmış bir aşı bulunmuyor. Oxford Üniversitesi’ndeki araştırmacılar yeni bir aşı geliştirmek için çalışıyor, ancak ilk insan denemelerinin başlaması birkaç ay sürebilir.
Ebola enfeksiyonu yüksek ateş, şiddetli baş ağrısı, kas ağrıları, kusma ve ishal gibi belirtilerle başlıyor. Hastalık ilerledikçe iç kanama, organ yetmezliği ve ölüm riski artabiliyor. Salgının görüldüğü bölgelerden son 21 gün içinde seyahat eden ve grip benzeri belirtiler gösteren kişilerin acilen sağlık kuruluşlarına başvurması öneriliyor.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap