Uzm. Dr. Zeynep Alev Özçete, kadınlarda sık görülen ve ağrıya yol açan lipödemin sadece kilo sorunu olmadığını belirtti. Hastalığın belirtileri, tanı ve tedavi yöntemleri paylaşıldı.
İzmir Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği’nden Uzm. Dr. Zeynep Alev Özçete, kadınların yaşam kalitesini düşüren ve teşhisinde gecikme yaşanabilen lipödem (ağrılı yağ birikimi sendromu) hakkında bilgi verdi. Pek çok kadın hastanın bu durumu kilo fazlalığı sandığına dikkat çeken Dr. Özçete, hastalığın bilinmeyen yönlerini, tanı kriterlerini ve tedavi yaklaşımlarını paylaştı.
Lipödemin özellikle kadınları etkileyen, kronik ve ilerleyici bir yağ dokusu hastalığı olduğunu belirten Uzm. Dr. Zeynep Alev Özçete, hastalığın estetik veya kilo kaynaklı bir sorun olmadığını vurguladı. Ağrı komponentinin yüksek olduğu bu sendromda hastaların yüzde 95 ila 99’unu kadınlar oluşturuyor. Alt ekstremiteleri simetrik olarak tutan ancak el ve ayakları etkilemeyen lipödemde, dokunmaya karşı hassasiyet, kolay morarma, kılcal damar artışı ve gün sonu bacak ağrıları en sık görülen şikayetlerdir.
Hastalığın tanısının zorluğuna değinen Dr. Özçete, lipödemin sıklıkla lenfödem ve obezite ile karıştırıldığını belirtti. Tanı, herhangi bir laboratuvar testi veya görüntüleme yöntemi olmadan tamamen fiziksel muayene ve hastanın şikayet geçmişiyle konuluyor. Sosyal medyanın etkisiyle farkındalığın arttığını ve hastaların doğrudan lipödem şüphesiyle başvurduğunu ifade etti.
Lipödem tedavisinde mucizevi bir ilaç veya yöntem bulunmuyor; hasta eğitimi en kritik basamak olarak öngörülüyor. Lipödemli yağ dokusunun iltihaplı bir yapıda olduğunu belirten Dr. Özçete, beslenme ve egzersiz protokolleri hakkında bilgi verdi. Klinikte hastalara gluten, kazein, yüksek şekerli ve paketli gıdaları içeren antiinflamatuar diyet öneriliyor. Bu gıdaların diyetten çıkarılmasıyla hastalarda ağrılarda ciddi iyileşmeler gözlemleniyor.
Dolaşımı düzenlemek ve kilo kontrolünü sağlamak için egzersiz şart olsa da, eklem yapısını korumak adına yüksek tonajlı egzersizler yerine yavaş yavaş artırılan dirençli egzersizler ve hareketli yaşam tarzı tercih ediliyor. Kliniğinde pnömatik kompresyon cihazları, orta basınçlı kompresyon giysileri, ESWT (şok dalga tedavisi) ve yüksek yoğunluklu lazerler gibi destekleyici yöntemlerden faydalanılıyor.
Lipödemin genellikle ergenlik, gebelik ve menopoz öncesi gibi hormonal geçiş dönemlerinde tetiklendiğini veya şiddetlendiğini belirten Dr. Özçete, genetik yatkınlığı olan kadınların bu dönemlerde dikkatli olmasının, beslenmesine özen göstermesinin ve hareketli bir yaşam benimsemesinin önemini vurguladı.
Türkiye’nin en güçlü ve en iddialı haber teması: Seobaz Haber Teması. Hız, SEO uyumu ve modern tasarımıyla rakiplerinizi geride bırakın, haber sitenizi zirveye taşıyın.
Yorum Yap